Düşük Hapı Kullanımı ve Fiyatı

DÜŞÜK BELİRTİLERİ
Düşüğün en önemli belirtisi kanamayla birlikte olan kasılma şeklinde ağrıdır. Bu durum bir tek missed abortus denilen bebeğin anne karnında canlılığını kaybettiği durumda görülmez. Eğer kanamayla birlikte doku parçası da gelmişse kesin tanı için hastaneye bu parçalarda götürülmelidir. Parçalar atılmaya devam ettikçe ağrı önce şiddetlenir sonra içerde kalan dokunun azalmasıyla azalır.
Düşük tanısı muayene ve ultrasonografiyle konulur.
Düşüğe bağlı anne adayının yaşadığı en önemli sorun kanama ve enfeksiyon oluşmasıdır. Gebelik yaşı ilerledikçe zaten hızlı ve fazla olan kanama daha da artar. Özellikle içerde parçada kalmışsa da kanama miktarında fazlalık olabilir. Bu duruma erken müdahale edilmezse anne adayı şok tablosuna girebilir. Bu nedenle damar yolu açılmalı ve sıvı tedavisine başlanmalıdır. İçerde parça kalması enfeksiyon açısından da önemli bir risk faktörüdür. Rahimde bulunan ölü doku artıkları bazı bakterilerin yaşaması için uygun bir ortam yaratır. Ülkemizde anne ölümlerinin en önemli sebebi kendi kendine düşük yapmak için vajina içine yabancı cisim sokmayla ortaya çıkan bir enfeksiyon tablosudur.
Düşük belirtilerinin en önemli faktörü vajinal kanamalardır. Ancak unutmamak gerekir de bu vajinal kanamalar gebelikte doğal olarak da görülebilmektedir. Aradaki farkın anlaşılabilmesi için vajinal kanama durumunda mutlaka doktora görünmekte fayda vardır. Vajinal kanamanın yanı sıra karın bölgesindeki ağrı ve kramplar da düşük ihtimalini arttıran etkenlerdir.
Kendiliğinden gelişen düşükler ise mükemmel genetik yapıya sahip organizmalara yer açmak amacıyla doğal sürecin bir parçası olarak gelişen bir durumdur. İnsan vücudu, yapısal bozukluklar olan gebeliği kendiliğinden sonlandırmaktadır. Her ne kadar gebeliğin 21. haftasından önce gerçekleşen durum olarak nitelendirilse de büyük bir çoğunluğu daha kısa süre içerisinde ortaya çıkmaktadır. Aktif cinsel yaşamı olan bir kadın hamile kalmış olsa bile kendisi bunu fark edemeden gebelik sonlanmaktadır. Sonlanan gebelik adet döngüsünün başlamasıyla birlikte vücuttan atılır. Kadın, bu süreç içerisinde çoğu zaman hiçbir şey fark etmez. Çünkü henüz gebelik biyolojik olarak başlamamış bulunmaktadır. Gebeliğin başladığı ancak Beta HCG hormonunun saptanmasıyla anlaşılır. Bu sebeple de bu gebeliğe kimyasal gebelik adı verilir. Bu düşük herhangi bir tehlike oluşturmaz ve cinsel hayata ara vermeye gerek kalmaz.
DÜŞÜK RİSKİ
Düşük riskinin arttığı durumlara bakacak olursak; anne ve babanın gebelik sırasında yaşları ne kadar yüksekse, anne adayı daha önce ne kadar gebe kaldıysa o kadar risklidir. Çünkü yaş ilerledikçe yumurta ve sperm hücrelerinde hatalar oluşmaya başlar. Anne adayında hormonal hastalıkların bulunması, kalp, karaciğer, böbrek hastalıkları, rahimde şekil bozuklukları ve yapışıklıklar, tedavi edilmemiş enfeksiyonlar, sigara alkol kullanımı gibi durumlar da riski arttırır. Önceki gebelik öyküsü düşükle sonuçlanmış olan annede risk hafif artar. Ancak düşük sayısı arttıkça yeni düşük oluşma riski daha da artar. Ancak bu sağlıklı bebek doğuramayacağı anlamına gelmemelidir.
Çocuk yapmayı düşünmüyor ve beklenmedik bir gebelikle karşı karşıya mısınız? Bu nokta da istek dışı gebeliğe maruz kalan çiftlerin merak ettikleri soruların başında düşük nasıl yapılır, düşük yapma yöntemleri nelerdir gibi sorular gelmektedir. Bu süreçte bir çok yöntem, bir çok öneriler yer almaktadır, ancak bilinmesi gerekir ki bu yöntemlerin çoğu kadına zarar verebileceğinden bir çok riski de beraberinde getirmektedir. En doğrusu ilk olarak beklenmedik gebelikler de mutlaka uzman bir doktora başvurmak olacaktır. Hamileliğinizin haftasına göre doktorun size uygulayacağı yöntem ile hamileliğinizi sonlandırabilirsiniz. Ülkemizde 10 haftaya kadar istenmeyen gebeliklerde kürtaj yapılarak gebelik sonlandırılabilmektedir. Hamilelikte 10 haftadan sonra hamileliği sonlandırmak anne adayı için çok riskli ve tehlikeli olduğu bilinmeli aynı zamanda ülkemizde 10 haftadan sonra kürtaj ve çocuk aldırma yöntemleri kesinlikle yasak olduğu unutulmamalıdır. 10 haftayı aşan bir hamilelik durumunda mazeretiniz ne olursa olsun, hatta tecavüz sonrası hamile kalınmış olsa bile suçtur.
Bunların dışında kesinlikle ilaç ile düşürme gibi bir yöntem bulunmamaktadır. Çocuk düşürme ve gebelik sonlandırma yöntemlerinden en sağlıklı ve en yaygın olanı kürtaj işlemidir. Kürtaj rahime dışarıdan müdahale de bulunarak gebeliğin sonlandırılması dır. Aynı zamanda kürtaj doğru ve uzman bir kişi tarafından yapıldığı zaman tekrardan gebeliğe engel olmayacaktır. Sağlığınızı hiçe sayarak, kolaya kaçıp kulaktan dolma bilgiler ile ilaç kullanmaya çalışmak büyük riskler oluşturmaktadır. Kesinlikle karar vermeden önce çok iyi düşünmeli ve kadının sağlığını ve yaşamsal boyutunu riske alan uygulamalardan kaçınılmalıdır. Eşten dosttan kulaktan dolma ilaçları, kürleri vb gibi şeyleri asla denemeyiniz.
İlaç ve haplarla bebek düşürme varmı?
Kürtaj gebeliğin 10. haftasına kadar uygulanabilecek, dünya sağlık örgütünün de onaylamış olduğu gebeliği sonlandırma yöntemidir. Bunun dışında ilaç veya haplarla çocuk düşürme gibi bir yöntem yoktur. Piyasada elinde düşük hapı olduğunu ve size satabileceğini söyleyen kişiler olabilir. Düşük hapı kullanımı ülkemizde yasaklanmıştır. 2012 yılına kadar düşük hapı olarak bilinen cytotec ilacı satılıyordu. Daha sonradan çok sayıda kadın bu ilaçla gizli düşük yaptığı için satışı geri çekildi.
Düşükten sonra hamile kalınır mı?
Bebek düşürdükten sonra hamile kalınır mı sorusu yapılan düşük, gebelik sonlandırma işlemlerinden sonra merak edilen soruların başında yer almaktadır. Bu tür işlemlerin anne adayının yumurtalıklarına her hangi bir zararı olmayacağından tekrardan hamile kalınmaktadır, anne adayı gebelik sonlandırma, düşük işleminden hemen ardından kendini toparladıktan sonra tekrardan hamile kalabilir. Kafanız ve gönlünüz bu konuda rahat olsun tekrar hamile kalmaya engel değildir. Eğer bu sürecin her hangi bir aşamasıyla ilgili sorununuz olursa, uzman bir doktorunuza başvurunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir